Gerçekten aşık mıyız? Gerçek aşkı nasıl anlarız…?

Gerçekten sevmek büyük bir güçlüktür. İlk adım, aşkın gerçeklerini görmemize engel olan bütün o ön yargılardan kurtulmaktır. Dolayısıyla, bazı ilkeler konusunda çok net olmalıyız. Bu sayede, gerçek aşkın ne olduğunu anlarız.

1. Önce kendinize ve hayata aşık olun, sonra dilediğiniz kişiye aşık olabilirsiniz

Birini ona dayanmadan ya da muhtaç olmadan sevmek için önce kendinize değer vermelisiniz. Yani “Seni seviyorum” diyebilmek için önce “Kendimi seviyorum” demelisiniz. Sağlıklı ilişkiler kurmanın anahtarı, kendinizi sevmek ve tanımaktır.

Özetlemek gerekirse, doğru kişiyi bulmak için kendimizi bir ilişkiye hazırlamamız gerek. Bunun için zahmetli bir iç çalışma gerekir ama sonunda bize faydası çok olacaktır.

 

2. Koşullar ya da istisnalar olmadan aşk

Partnerinize dair her şeyi sevmemeniz, doğal ve normaldir. Fakat farklılıklar, aşkı güzelleştirir ve tamamlar. Sadece hoşumuza giden şeyleri ya da ideal bulduğumuz durumları istersek, aşkımız uzun sürmeyecektir, zira hepimiz ışıklar ve karanlıklarla doluyuz.

3. Sevmek, muhtaç olmak değil, tercih etmektir

Başkasına bağımlı olmak ve sevmek, birbirine asla uymayan şeylerdir. Öyle ki bunları bir araya getirmeye uğraştığımız takdirde birbirlerini yok edeceklerdir. Sevgimiz, ihtiyaç değil de tercihe dayalı olduğunda partnerimize, bize sağladıkları şeyler temelinde değil kim oldukları temelinde değer veririz.

Bu madde, ilk maddeyle çok ilgilidir. Yani başka birinin yaralarımızı kapamasına ve hatalarımızı örtmesine ‘ihtiyaç’ duymadan kendimiz üzerinde çalışmalı ve kendimize ilgi göstermeliyiz. İşte bu yüzden, gerçek aşkın sırrı kendi içimizde gizlidir.

4. Mükemmel çift olmak, sorunsuz yaşamak demek değil, sorunları nasıl çözeceğinizi bilmek demektir

Bazen, aşkın kusursuz olması için ilişkimizde hiç bir sorunun, problemin yaşanmaması gerektiğini düşünme hatasına düşeriz. Birbirimizle %100 anlaşmamız gerekir. Ne var ki sevmek, herhangi türden bir anestezi olmaksızın iyi ve kötüyle yüzleşmek demektir. Gerçekle olduğu gibi yüzleşmeli ve sorunlarınızı saygı, uzlaşma ve istikrar yoluyla çözmelisiniz. 

5. Aşk hiç yoktan ortaya çıkmaz, inşa edilir

Aşkı inşa edebilmek için bir takım kurmalı ve oyunun kurallarını belirlemelisiniz. Oyuna girebilmek için iletişim kurmanın, karşınızdakini içtenlikle dinlemenin, empati ve açık diyaloğun gerekli olduğunu anlamalısınız.

6. Gerçekten sevmek için duygusal sınırlarınızı belirlemeniz gerek

Sağlıklı bir ilişki, güç oyunları veya koşullar üzerine kurulmaz. Ortak, dengeli ve sağlıklı amaçlar üzerinde inşa edilir. Bu yüzden, sevginin fedakarlık içerdiği fikrinden kurtulmalıyız.

Taciz, ihanet, duygusal manipülasyon ya da değerlerimizin suistimali gibi asla hoş görmememiz gereken bazı şeyler vardır. Bunların hepsi, saygı ve ilgi yokluğundan kaynaklanır; dolayısıyla, bunları reddetmek, duygusal sınırlarımızı zorlamamak anlamına gelir.

Sevmek, kontrol ya da talep anlamına gelmez. Sevmek, özgürlük ve güvendir. Buna rağmen, duygusal kölelik fark ettiğimizden çok daha yaygındır.

İşte bu yüzden, mağdurluğu ve kötü eylem ve kelimeleri haklı göstermeye çalışan azarları ortadan kaldırmalıyız. Bu tür davranışlar, ilişkimizi karanlık, güvensizlik ve sahte beklentilerle besleyen olumsuz döngüye tutsak eder bizi.

Aynı şekilde, biriyle olmak için kendinizin bir parçasını feda etmek zorundaysanız, o aşk bitmiş demektir. Sevmek, ilişkideki kişilerin birbirine saygı göstermesine ve bireysel gelişmesine dayanır.

Aşk canınızı yakıyorsa, gerçek değildir. Duyguları birbirine karıştırıyor ve kendimizi mahvediyoruz demektir bu. Yani, suda boğuluyorsanız, sudan çıkıp hava alma vakti gelmiş demektir. Partnerimize uymak için kendimizi değiştirmemeliyiz.Belki de ayağımıza uygun ayakkabıyı bulamamışızdır. İlişkiniz size üzüntü veriyorsa, en iyisi o ilişkiyi sonlandırmak olacaktır.

İlişkinin bir tarafı, diğerinin bir parçasını veto ediyorsa, veda etme zamanı gelmiştir. Önceliklerinizi yeniden belirleme ve bize acı çektiren şeylerden kurtulma vaktidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir